📅 Yayınlanma: 27.11.2025 12:34
İtalya Parlamentosu, kadınlara yönelik cinsiyet temelli cinayetleri (femminicidio) ayrı bir suç olarak tanımlayan ve bu suçu müebbet hapis cezasıyla cezalandıran yasa tasarısını oybirliğiyle kabul etti. Tasarı, Uluslararası Kadınlara Yönelik Şiddeti Önleme Günü olan 25 Kasım’da, sembolik bir şekilde yasalaştı. Bu karar, İtalya’da son yıllarda artan kadın cinayetlerine karşı uzun süredir beklenen bir reformu temsil ediyor ve Avrupa’da bu alanda öncü bir adım olarak değerlendiriliyor.
Yasanın Detayları ve Kapsamı
Yasa, İtalya Ceza Kanunu’na (Codice Penale) yeni bir madde ekliyor: Madde 577-bis (Femminicidio). Bu maddeye göre, bir kadının ölümü şu durumlarda “femminicidio” olarak sınıflandırılacak ve fail otomatik olarak müebbet hapse mahkûm edilecek:
- Cinsiyet temelli nefret, ayrımcılık veya baskı amacıyla işlendiğinde,
- Kadını kontrol etmek, sahiplenmek veya egemenlik kurmak amacıyla yapıldığında,
- Kadının ilişki kurmayı veya sürdürmeyi reddetmesi veya bireysel özgürlüklerinin kısıtlanması amacıyla gerçekleştiğinde.
Yasanın orijinal metni, İtalya Adalet Bakanlığı tarafından 7 Mart 2025’te hazırlanan tasarıya dayanıyor. Senato’da 23 Temmuz 2025’te oybirliğiyle onaylanan tasarı, 25 Kasım’da Temsilciler Meclisi’nde (Camera dei Deputati) 237 oyla kabul edildi – hiçbir karşı oy veya çekimserlik yok. Bu, İtalyan siyasetinde nadir görülen bir uzlaşıyı yansıtıyor.
Yasa sadece cezayı artırmakla kalmıyor; kadınlara yönelik şiddeti önleme ve mağdurları koruma için kapsamlı önlemler de içeriyor:
- Ağırlaştırıcı Cezalar: Aile içi istismar (maltrattamenti), takip (stalking), cinsel şiddet ve intikam pornosu gibi suçlarda cezalar artırıldı.
- Mağdur Koruması: 14 yaş üstü kız çocukları, ebeveyn izni olmadan şiddet merkezlerine başvurabilecek. Mağdurlara ücretsiz hukuki yardım sağlanacak ve gelir sınırı esnetilecek.
- Özellikle Öfani Koruma: Femminicidio mağdurlarının yetim çocuklarına özel destek paketleri getirildi – 15 maddelik bir bölümde psikolojik yardım, eğitim ve maddi yardım öngörülüyor.
- Veri Toplama ve Raporlama: Adalet Bakanı, her yıl Haziran ayına kadar cinayet verilerini cinsiyet ve ağırlaştırıcı unsurlara göre raporlayacak. Bu, şiddeti önleme politikalarını yönlendirecek.
Başbakan Giorgia Meloni, yasayı “aşırı önemli bir adım” olarak nitelendirerek, “Bu, kadınlara karşı şiddetin köklerini hedef alıyor ve Avrupa’daki yükümlülüklerimizi yerine getiriyor” dedi.
Sol kanattan Demokratik Parti lideri Elly Schlein ise yasayı desteklemekle birlikte, “Cezalar yeterli değil; okullarda zorunlu cinsiyet ve ilişki eğitimi olmadan kültürel değişim olmaz” uyarısında bulundu.
Arka Plan: Giulia Cecchettin Vakası ve Toplumsal Tepki
Yasa, 2023’te üniversite öğrencisi Giulia Cecchettin’in (22) eski erkek arkadaşı Filippo Turetta tarafından vahşice öldürülmesiyle tetiklenen ulusal öfkeyle şekillendi. Turetta, 2024’te müebbet hapse mahkûm edildi, ancak dava “aşırı kıskançlık” olarak sınıflandırılmıştı – bu da yasanın boşluğunu ortaya koydu. Cecchettin’in babası Gino, BBC’ye verdiği demeçte, “Bu yasa kızımı kurtarmasa da, sorunu tanımlamak önemli. Sağcı kesimler bile artık ‘femminicidio’ kelimesini kabul ediyor” dedi.
2025’te de benzer trajediler yaşandı: Mayıs ayında 14 yaşındaki Martina Carbonaro, eski erkek arkadaşı tarafından öldürüldü. İtalya İstatistik Kurumu (Istat) verilerine göre, 2024’te kaydedilen 327 cinayetin 106’sı kadın ve kız çocuklarına yönelikti; bunların 62’si partner veya eski partnerler tarafından işlendi. 2025’in ilk yarısında ise en az 50 kadın cinayeti raporlandı. Bu veriler, yasanın aciliyetini vurguluyor.
Aktivistler, Roma, Milano ve Napoli’de anahtar sallayarak protesto düzenledi – bu sembol, ev içi şiddeti temsil ediyor. Feminist gruplar, yasayı “devlet cinayeti” olarak tanımladıkları kadın ölümlerine karşı bir zafer olarak kutluyor, ancak “kültürel patriyarkayı yıkmadan yetersiz” diyorlar.
Eleştiriler ve Gelecek Adımlar
Yasanın savunucuları, müebbet cezasının caydırıcı olacağını savunurken, eleştirmenler tanımın “vague” (belirsiz) olduğunu ve mahkemelerde ispat zorluğu yaratabileceğini belirtiyor. Anayasa Mahkemesi’nde itiraz riski var. Ayrıca, İtalya Avrupa’da cinsiyet eğitimi zorunlu olmayan 7 ülkeden biri; muhalefet, bu yasayla birlikte eğitim reformu talep ediyor.
Yasa, İstanbul Sözleşmesi’nin (İtalya 2013’te onayladı) ve AB Direktifi 1385/2024’ün gerekliliklerini karşılıyor. Uzmanlar, önleyici eğitim ve polis/prosavcı eğitiminin artırılmasını öneriyor.
Bu yasa, İtalya’nın kadın hakları mücadelesinde dönüm noktası. Ancak istatistikler değişmedikçe, zafer kağıt üzerinde kalabilir. İtalyan kadınlar, “Artık susmayacağız” diyor – ve bu ses, Roma’dan Avrupa’ya yayılıyor.