📅 Yayınlanma: 15.12.2025 15:10
Brüksel bu hafta, Ukrayna savaşının kaderini etkileyebilecek en kritik toplantılardan birine hazırlanıyor. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, AB Liderler Zirvesi öncesinde yaptığı açıklamalarda, sahadaki askeri durumdan finansal krizlere kadar tabloyu net bir şekilde ortaya koydu. Kallas’ın mesajı net: “Donbas sadece bir bölge değil, Ukrayna’nın kalesidir.”
“Putin Donbas’la Yetinmeyecek”
Ukrayna’nın doğusundaki çatışmalar şiddetlenirken, Kallas Avrupa başkentlerine tarihten ders çıkarma çağrısında bulundu. Donbas’ın düşmesinin bir domino etkisi yaratacağını savunan Kallas, “Donbas ele geçirilirse kale düşer. Ardından hedef tüm Ukrayna olur. Ukrayna düşerse, tehlike Avrupa’nın diğer bölgelerine sıçrar” dedi.
Kallas’a göre, kağıt üzerinde verilen sözlerin devri kapandı. Ukrayna’nın ayakta kalabilmesi için “gerçek askerlere ve gerçek mühimmatlara” ihtiyacı var.
Dondurulmuş Varlıklar ve Belçika Çıkmazı
Zirvenin perde arkasında ise büyük bir ekonomik satranç dönüyor. Masadaki en “güvenilir” ama bir o kadar da tartışmalı seçenek: Tazminat Kredisi. Plan, Avrupa’daki dondurulmuş Rus Merkez Bankası varlıklarını teminat göstererek Ukrayna’yı fonlamak.
Ancak sorun şu ki, bu varlıkların kasası konumundaki Euroclear, Belçika’da bulunuyor. Belçika hükümeti, Rusya’nın olası misillemeleri ve hukuki riskler nedeniyle temkinli. Kallas, kararın “nitelikli çoğunlukla” alınabileceğini söylese de, paranın anahtarı Belçika’nın elindeyken Brüksel’in işi zor görünüyor.
Macaristan Yine Masayı Sallıyor
AB içinde “oy birliği” kuralının esnetilmesine en sert tepki ise beklendiği gibi Macaristan’dan geldi. Başbakan Viktor Orban, 200-300 Milyar Euro’luk Rus parasına el konulması girişimini “Savaş ilanı” olarak nitelendirdi. Orban, yüz milyarlarca euroluk varlığın sonuçsuz bir şekilde kaybedilemeyeceğini savunarak, Brüksel’in bu adımını “hukuksuz ve tehlikeli” bulduğunu yineledi.
Tüm gözler şimdi 18 Aralık Perşembe günü yapılacak Liderler Zirvesi’nde. Avrupa, kendi içindeki çatlaklara rağmen Ukrayna kalesini finanse edebilecek mi, yoksa Orban’ın vetosu ve Belçika’nın çekinceleri süreci tıkayacak mı?