📅 Yayınlanma: 08.11.2025 13:55
Türkiye, Balıkesir ve çevresinde son günlerde artan sarsıntılarla yeniden deprem gerçeğini hatırlarken, farklı bir olgu gündeme geldi: “Hayalet Deprem Sendromu.” Bu kavram, herhangi bir deprem olmadığı hâlde yerin titrediğini hissetmek, sallanma anını tekrar yaşamak ya da sürekli deprem oluyormuş gibi endişe duymak anlamına geliyor. Uzmanlara göre bu durum, yalnızca psikolojik değil; toplumsal travmaların da bir yansıması.
Hayalet Deprem Sendromu Nedir?
“Hayalet Deprem Sendromu” (İngilizce literatürde “Phantom Quake Syndrome” veya “Earthquake Anxiety Disorder” olarak geçiyor) genellikle deprem deneyimi yaşamış bireylerde görülüyor. Bu kişiler, depremden sonra geçen günlerde ya da haftalarda, sarsıntı olmadığı hâlde bedenlerinde veya çevrede titreşim algılıyor.
Uzman Psikologlar, bu durumu şöyle özetliyor:
“Deprem gibi yüksek stresli olaylar, beynin tehdit algısını yeniden programlar. Bu yüzden küçük bir ses, titreşim ya da denge değişikliği bile deprem anısı gibi algılanabilir. Kişi aslında yeniden o anı yaşıyormuş gibi hisseder.”
Balıkesir, Düzce, Hatay ve İstanbul gibi deprem kuşağında yaşayan kentlerde bu sendromun giderek yaygınlaştığı belirtiliyor. Sosyal medyada da sıkça “Siz de sallandınız mı?”, “Ben mi hissediyorum sadece?” gibi paylaşımlar, bu kitlesel hissin dijital yansımalarını oluşturuyor.
Depremden Sonra Bitmeyen Sarsıntı Hissi
Balıkesir merkezli sarsıntılar sonrası birçok vatandaş, “Sürekli yer oynuyormuş gibi hissediyorum” ifadelerini dile getiriyor. Uzmanlara göre bu hissin nedeni, beynin ve iç kulaktaki denge sisteminin deprem sırasında yaşadığı şiddetli uyarılma.
Deprem sırasında beyin, yer hareketini “tehlike sinyali” olarak kaydediyor. O andan sonra en ufak bir titreşim, hatta bir kamyon geçişi bile o sinyali tetikleyebiliyor. Bu durum, zamanla anksiyete, uyku bozuklukları ve panik atak belirtilerine yol açabiliyor.
Psikiyatristler, özellikle son yıllarda artan farkındalığa dikkat çekiyor:
“Artık yalnızca depremden sonra değil, art arda gelen küçük sarsıntılar döneminde de bu sendromu çok daha fazla görüyoruz. İnsanlar sanki sürekli bir deprem olacakmış gibi bedenlerini tetikte tutuyor. Bu da sinir sistemini yoruyor.”
Balıkesir ve Çevresi: Sürekli Tetikte Bir Bölge
Türkiye’nin deprem kuşağında yer alan Balıkesir, Kuzey Anadolu Fay Hattı’na yakınlığı nedeniyle sık sık hafif ve orta büyüklükte sarsıntılar yaşıyor. Son aylarda Sındırgı‘da meydana gelen 5 ila 6 büyüklüğündeki depremler, özellikle kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşlarda tedirginlik yarattı.
Jeoloji Mühendisleri, bölgedeki jeolojik hareketliliğe şöyle vurgu yapıyor:
“Balıkesir çevresi, birbirini kesen küçük faylarla dolu. Bu faylarda meydana gelen orta enerjili depremler, ciddi bir hasara yol açmasa da psikolojik etkisi yüksek oluyor. Çünkü halk her an büyük bir sarsıntı bekliyor.”
Bu durum, ‘Hayalet Deprem Sendromu’nun Balıkesir ve çevresinde daha sık görülmesine neden oluyor. İnsanlar, özellikle gece saatlerinde sessiz ortamlarda en ufak hareketi bile depremle ilişkilendiriyor.
Psikolojik Travmanın Toplumsal Boyutu
Depremler yalnızca fiziki yıkım değil, kolektif travma da yaratıyor. Özellikle 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerden sonra Türkiye genelinde milyonlarca insan uzun süreli kaygı bozukluğu yaşadı.
Sosyologlar ise bu durumu şöyle açıklıyor:
“Deprem kuşağında yaşamak, bireysel değil toplumsal bir kaygı hâline geldi. Artık insanlar sadece kendi güvenliklerini değil, çevrelerinin, şehirlerinin ve hatta ülkenin sarsılabilirliğini düşünerek yaşıyor. Bu, toplumsal dayanışmayı artırsa da psikolojik yükü büyütüyor.”
Balıkesir’de yapılan bir saha araştırmasına göre, vatandaşların %68’i “Son birkaç saatte deprem hissine kapıldım” ifadesine “evet” yanıtı verdi. Bu oran, 2017’de yapılan benzer bir çalışmada yalnızca %23’tü. Bu da ‘Hayalet Deprem Sendromu’nun hızla yaygınlaştığını gösteriyor.
Hayalet Deprem Sendromunun Belirtileri
Uzmanlara göre bu sendromun bazı tipik belirtileri şunlar:
- Sarsıntı olmadığı hâlde sürekli yerin oynadığı hissi
- Küçük titreşimleri abartılı şekilde algılama
- Baş dönmesi ve denge kaybı
- Gece uykudan deprem oluyormuş gibi uyanma
- Sosyal medya veya deprem uygulamalarını takıntılı şekilde kontrol etme
- Deprem düşüncesiyle kalp çarpıntısı, terleme, nefes darlığı yaşama
Bu belirtiler birkaç haftadan uzun sürüyorsa, bir psikiyatri uzmanına ya da travma terapistine başvurulması öneriliyor.
Başa Çıkma Yolları: Zihni Sarsıntıdan Kurtarmak
‘Hayalet Deprem Sendromu’ndan kurtulmanın yolu, hem bireysel hem toplumsal farkındalıktan geçiyor. Uzmanlar şu önerilerde bulunuyor:
✔ Gerçek deprem verilerini takip edin, söylentilerden uzak durun.
Resmî kaynaklar dışında yapılan tahminler kaygıyı artırıyor.
✔ Bedensel farkındalık egzersizleri yapın.
Nefes, yoga veya meditasyon gibi teknikler vücudu gevşetiyor.
✔ Deprem hazırlıklarını tamamlayın.
Afet çantasının hazır olması, kontrol hissini güçlendiriyor.
✔ Profesyonel destek alın.
Travma sonrası stres bozukluğu belirtileri gösteren kişiler için psikolojik destek şart.
✔ Sosyal destek gruplarına katılın.
Benzer duygular yaşayan kişilerle konuşmak, yalnızlık hissini azaltıyor.
Uzmanlardan Uyarı: “Kaygı, Afet Bilincine Engel Olmasın”
Balıkesir İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü yetkilileri, vatandaşların “sürekli deprem olacak korkusuyla” yaşamalarının, doğru önlem alma süreçlerini de zayıflattığını vurguluyor. Çünkü aşırı korku, kişiyi ya felç ediyor ya da “kadercilik” duygusuna itiyor.
AFAD’dan yapılan açıklamalarda, “Depremle yaşamak, deprem korkusuyla yaşamak değildir. Bilinçli, hazırlıklı ve dayanıklı toplum anlayışıyla hareket etmek gerekiyor” hatırlatması yapılıyor.
Görünmeyen Sarsıntının Gerçek Etkisi
“Hayalet Deprem Sendromu”, aslında fiziksel bir depremden çok, zihinsel bir sarsıntı. Türkiye’nin aktif fay hatları kadar, insanların iç dünyasında da faylar oluşuyor. Özellikle Balıkesir gibi sürekli orta ve küçük şiddette depremler yaşayan bölgelerde, toplumun psikolojik dayanıklılığını güçlendirmek hayati önem taşıyor.
Uzmanların da vurguladığı gibi:
“Depremi değil, deprem korkusunu yönetmeyi öğrenmek; sarsıntılardan daha sağlam çıkmanın ilk adımı.”