Dijital Aldatma: Flört Uygulamaları ve AI

6 Dk. Okuma Süresi

Dijital çağ, insan ilişkilerini yeniden şekillendiriyor. Flörtleşme uygulamaları ve yapay zeka teknolojileri, romantik ve sosyal bağları kolaylaştırmak için tasarlanmış olsa da, bu teknolojilerin eşler arası sadakatsizlik üzerindeki etkileri tartışma konusu. Bazı mobil flört uygulamaları ve YZ/AI destekli sohbet botları, bireylerin gizlice yeni ilişkiler kurmasına olanak tanırken, bu durum sosyal, ahlaki ve psikolojik boyutlarıyla evliliklerde ciddi çatlaklar yaratabiliyor. Uzmanlar, dijital aldatmanın hem bireyleri hem de toplum yapısını derinden etkilediğini belirtiyor.

Flört Uygulamaları ve Sadakatsizlik

Flörtleşme uygulamaları, milyonlarca kullanıcının yeni insanlarla tanışmasını sağlıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, Türkiye’de sosyal medya ve iletişim platformlarının kullanım oranı %80’in üzerinde, özellikle WhatsApp, YouTube ve Instagram öne çıkıyor. Bu platformlar, bireylerin özel hayatlarını paylaşma ve yeni bağlantılar kurma eğilimini artırıyor. Ancak, flört uygulamalarının kolay erişimi, evli bireylerin de bu platformlarda gizli profiller oluşturmasına yol açıyor. Klinik Psikolog Bengi Bekar, dijital ortamda geçirilen fazla zamanın eşler arasında çatışmalara neden olduğunu vurguluyor: “Kişinin kendisini partnerinden uzaklaştırması ve eğlence kaynaklarını dijital platformlara kaydırması, ilişkinin kalitesini düşürüyor. Bu, sadakatsizliğe zemin hazırlayabilir.”

Flört uygulamalarının anonim yapısı, bireylerin gerçek kimliklerini gizleyerek sadakatsizlik eğilimini artırıyor. Örneğin, evli bireylerin sahte profillerle başka insanlarla flört etmesi, duygusal veya fiziksel aldatmaya dönüşebiliyor. Araştırmalar, bu tür uygulamaların kullanımının, özellikle pandemi döneminde evde geçirilen zamanın artmasıyla birlikte yükseldiğini gösteriyor. Bu durum, eşler arasında güven kaybına ve duygusal kopukluğa neden oluyor.

Yapay Zekanın Rolü: Sanal İlişkiler ve Duygusal Aldatma

Yapay zeka, son yıllarda yalnızlık ve duygusal boşluk hisseden bireyler için bir “sanal yoldaş” haline geldi. ChatGPT, Claude veya özel olarak tasarlanmış YZ terapi botları, kullanıcılarla insan benzeri diyaloglar kurabiliyor. Ancak, bu teknoloji, duygusal aldatma riskini de beraberinde getiriyor. Prof. Dr. Tuncay Dilci, YZ ile özel bilgilerin paylaşılmasının tehlikeli olduğunu vurguluyor: “YZ’nin sürekli pozitif ve onaylayıcı yanıtları, bireyde gerçeklikten kopuşa neden olabilir. Bu, duygusal tatminsizlik, kimlik karmaşası ve hatta depresyona yol açabilir.”

YZ ile kurulan sanal ilişkiler, bireylerin eşlerinden duygusal olarak uzaklaşmasına sebep olabiliyor. Örneğin, bir kişi YZ botuna kişisel sorunlarını veya mahrem duygularını açtığında, bu durum eşle paylaşılması gereken duygusal bağın yerini alabiliyor. Uzman Psikolog Çağatay Demirel, YZ’nin erişilebilirlik, anonimlik ve düşük maliyet gibi avantajlarının, özellikle genç yetişkinlerde bu tür platformlara yönelimi artırdığını belirtiyor. Ancak, “YZ’nin empati ve gerçek bağ kurma kapasitesi sınırlıdır. Derin psikolojik sorunlarda, bir uzmana başvurulması şarttır” diyor.

Sosyal ve Ahlaki Etkiler

Dijital aldatma, toplumsal normları ve ahlaki değerleri de sorgulatıyor. Türkiye gibi geleneksel aile yapısının güçlü olduğu toplumlarda, sadakatsizlik ciddi bir tabu olarak görülüyor. Ancak, dijital platformların sunduğu anonimlik, bireylerin ahlaki sınırları aşmasını kolaylaştırıyor. Flört uygulamaları veya YZ ile kurulan ilişkiler, genellikle “masum” bir merak olarak başlasa da, zamanla ciddi ahlaki ihlallere dönüşebiliyor. Sosyologlar, bu durumun toplumsal güveni zedelediğini ve aile birliğinin çözülmesine katkıda bulunduğunu ifade ediyor.

Ayrıca, dijital aldatmanın toplumsal cinsiyet dinamikleri üzerindeki etkisi de dikkat çekiyor. Erkeklerin ve kadınların flört uygulamalarını kullanım oranları farklılık gösterse de (TÜİK 2022: %44 kadın, %56 erkek sosyal medya kullanıcısı), her iki cinsiyet de dijital aldatma eğiliminde bulunabiliyor. Bu, toplumsal cinsiyet rollerine dair tartışmaları da alevlendiriyor.

Psikolojik Etkiler: Güven Krizi ve Duygusal Yıkım

Dijital aldatmanın eşler üzerindeki psikolojik etkileri yıkıcı olabiliyor. Aldatılan eş, genellikle derin bir güven kaybı, özsaygı eksikliği ve depresyonla karşı karşıya kalıyor. Klinik Psikolog Bengi Bekar, pandemi döneminde evde geçirilen zamanın artmasıyla çiftler arasında çatışmaların yükseldiğini, bazı durumlarda bu çatışmaların boşanma kararlarına kadar vardığını belirtiyor.

Öte yandan, aldatan bireylerde de suçluluk, utanç ve kimlik karmaşası gibi sorunlar ortaya çıkabiliyor. Prof. Dr. Tuncay Dilci, YZ ile kurulan ilişkilerin bireyleri gerçek insan bağlarından uzaklaştırarak sosyal izolasyona ve hatta intihar düşüncelerine yol açabileceğini söylüyor: “YZ’nin sunduğu sanal yakınlık, gerçek tatmini sağlayamaz. Bu, bireyde içsel bir boşluk yaratır.”

Çözüm Önerileri

Uzmanlar, dijital aldatmanın önüne geçmek için hem bireysel hem de toplumsal düzeyde adımlar atılmasını öneriyor:

  • Açık İletişim: Eşler arasında sağlıklı iletişim, güvenin yeniden inşası için kritik. Çiftlerin teknoloji kullanımını açıkça tartışması ve sınırlar koyması öneriliyor.
  • Dijital Okuryazarlık: Bireylerin, flört uygulamaları ve YZ’nin potansiyel riskleri hakkında bilinçlenmesi gerekiyor. Eğitim kampanyaları bu konuda farkındalığı artırabilir.
  • Profesyonel Destek: Çift terapisi, dijital aldatma sonrası güven krizini aşmada etkili bir yöntem. YZ’nin yerine insan terapistlerin sunduğu empati, uzun vadeli iyileşme için vazgeçilmez.
  • Etik Düzenlemeler: YZ teknolojilerinin veri gizliliği ve etik kullanımı konusunda daha sıkı yasal düzenlemeler yapılması, bireylerin mahremiyetini koruyabilir.

Dijital aldatma, flört uygulamaları ve yapay zeka teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla modern ilişkilerin yeni bir sınavı haline geldi. Bu teknolojiler, erişilebilirlik ve anonimlik gibi avantajlar sunarken, eşler arası sadakatsizliği kolaylaştırarak sosyal, ahlaki ve psikolojik sorunlara yol açıyor. Uzmanlar, bireylerin teknolojiyi bilinçli kullanması ve gerçek insan bağlarına öncelik vermesi gerektiğini vurguluyor. Aksi takdirde, dijital dünyanın sunduğu sanal yakınlıklar, gerçek hayatta derin yalnızlıklara ve yıkımlara dönüşebilir.

Bu İçeriği Paylaş
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir